She's Lost Control
Home    Info    Ask    Submit
About: https://www.facebook.com/seden.erbay.7
http://pinterest.com/sheslostcontrol

"Spin Madly On" theme by Margarette Bacani. Powered by Tumblr.

(via l0ser-you)

<3

<3

(Source: plasmatics-life, via jeduardoguzmanr)

Birden özleyiveriyorsunuz…
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi…

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda…
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor…

Ahmet Altan 
“kendin için birini yarat” denseydi ne yapardınız, nasıl birini yaratırdınız?
sanırım, hemen kusursuz birini yaratmak için işe koyulurdunuz.
çok güzel bir kadın ya da çok yakışıklı bir erkek…
gerçekten bu kadar güzel birini ister miydiniz?
kusursuzluğun bir tekdüzeliğe dönüşmesi çok kolaydır çünkü. kusurlar bize daima keşfedilecek esrarlı bir alan sağlarlar, sarıldığımız kusurlu bir vücutta yalnızca bize ait, çekiciliği başkaları tarafından fark edilemeyecek, yalnızca bizim tarafımızdan sevilebilecek,benimseyip kendimizden bir parça haline getirebileceğimiz birçok ayrıntı bulabiliriz.
güzel ve kusursuz bir vücut ise, sadece o vücutla övünen sahibinindir ve bize keşfedilecek özel hiçbir şey bırakmaz.
kusursuz bir güzellik bana kalabalıklara açık düzenli bir parkı anımsatır hep, kusurlarda ise bir ormanın loş bir gölgelikle
saklanmış esrarengiz cazibesinin bulunduğunu sanırım.
yarattığınıza bir heykelin kusursuz güzelliğini verdiniz, peki kişiliğini nasıl yapardınız, nasıl bir karakter verirdiniz ona?
herhalde, eksikleri olmasına tahammül edemez, onu her koşulda davranması gerektiği gibi davranan, bilgili, zeki, zarif biri yapardınız. böylesine mükemmel olmasının onun doğallığını bozabileceğini düşünmez miydiniz? hiç ağlamayan, hiç kavga etmeyen, biraz önce söylediğinden arsız bir çocuk gülümsemesiyle vazgeçip tersini söylemeyen, resmi bir davetten çıkışta sizi bir kuytuluca çekip “öpsene beni” demeyen, “bugün işe gitme kırlara gidelim,” diye tutturmayan, kıskançlık krizleri geçirmeyen bir kadın ister miydiniz gerçekten? hiçbir çelişkisi olmayan, düz, akıllı, ani coşkulara ya da ani üzüntülere kapılmayan, sizi birdenbire boynunuzdan öpmeyen bir kadınla geçirmek ister miydiniz hayatınızı?
ya da çok akıllı, çok kibar, her öneriyi “şimdi sırası değil” diye mantıklı bir biçimde cevaplayan, her kaprisinizi hep aynı olgun gülümseyişle karşılayan, öfkelenmeyen, siz manasız bir kavga çıkarmak için iştahla kıvranırken size o kavgayı bağışlamayan, düzeltebileceğiniz, eleştirebileceğiniz hiçbir yanı olmayan, hiç tembellik etmeyen, asla annesini özlemiş bir çocuk gibi bakmayan bir erkekle olmak ister miydiniz?
ruhunu nasıl yapardınız? iyi biri olmasını isterdiniz herhalde.
kimse için kötülük düşünmeyen, kıskanmayan, övünmeyen, böbürlenmeyen, şımarıklık etmeyen, şiddet belirtisi göstermeyen, bencillik yapmayan, sizi aldatma ihtimali olmayan, sadık, vefalı, yalan söylemeyen, dürüst, saygılı, sevgi dolu, masum, bir su gibi berrak ve temiz birini mi isterdiniz?
ister miydiniz gerçekten? sizi güven ve huzur içinde yaşatacak birini mi yaratırdınız? eğer böyle birini istediğinizi, böyle birini yaratacağınızı söylüyorsanız, size, bugüne dek aşık olduğunuz insanları bir düşünmenizi önerebilirim. aşık olduklarınızdan kaçı masumdu, kaçının aldatmayacağından emindiniz, kaçı tam anlamıyla dürüsttü, kaçı bencil değildi, kaçı başkalarına bakmıyordu, kaçının yanında huzur kadar huzursuzluk da hissetmediniz?
kötülüğü olmayan bir iyilik sıkıcıdır bence. iyiliği olmayan bir kötülüğün sıkıcı olması gibi. sanırım, tanrıyı muhteşem kılan, onun iyilik ve kötülük arasında tarafsız kalması; iyiliği yarattığı gibi kötülüğü de, kusursuzluğu yaratabildiği gibi, kusuru da yaratabilmesidir.”
Ahmet Altan
 

 

(Source: amanita-virosa, via dunyasandigimbahce-deactivated2)

(Source: instabeards, via prostitutewithwisdom)

281 plays

 

yapmayın,

alıştığınız sonları, karşı koyamadığınız aşkları ve öpemediğiniz dudakları tek bir cümle içerisinde kullanmayın.

(via jebi--se)

(via wickedwanting)